Kamuda Yazılım Müdürlükleri
Kamuda Yazılım Müdürlükleri, özel sektördeki emsallerinden çok farklı dinamiklere, kısıtlamalara ve sorumluluklara sahiptir. Kar amacı gütmemeleri, mevzuata sıkı sıkıya bağlı olmaları, bütçe süreçlerinin katılığı ve en önemlisi, ürettikleri hizmetin doğrudan milyonlarca vatandaşı etkilemesi (ve hata toleransının çok düşük olması), yönetim anlayışının da kendine özgü olmasını zorunlu kılar.
Günümüzde kamuda yazılım müdürlüğü, sadece "bilgisayar tamiri yapan" veya "istenen formu kodlayan" bir destek birimi olmaktan çıkıp, kurumun stratejik hedeflerine yön veren ana iş ortağı konumuna gelmelidir.
İşte kamuda başarılı bir Yazılım Müdürlüğü için ideal yönetim anlayışının temel sütunları:
1. Vizyon ve Strateji: "Vatandaş Odaklılık ve Değer Üretimi"
Kamuda yazılım yönetiminin temel felsefesi "teknoloji için teknoloji" değil, "hizmet için teknoloji" olmalıdır.
- Proje Değil, Ürün Yönetimi Anlayışı: Yazılımlara başlangıcı ve sonu olan projeler olarak değil, sürekli yaşayan, gelişen ve bakım isteyen "ürünler" olarak bakılmalıdır. Bir yazılımı canlıya almak işin sonu değil, başlangıcıdır.
- Vatandaş/Kullanıcı Odaklılık: "Mevzuat böyle istiyor" diyerek kullanışsız arayüzler üretmek yerine, "Mevzuatı yerine getirirken vatandaşın işini nasıl kolaylaştırırız?" sorusu merkeze alınmalıdır. Kullanıcı Deneyimi (UX) kamuda lüks değil, gerekliliktir.
- Stratejik İş Ortağı Olmak: Yazılım müdürlüğü, diğer daire başkanlıklarından sadece talep toplayan pasif bir birim olmamalıdır. Kurumun stratejik planlarını inceleyip, "Bu hedefe ulaşmak için şöyle bir dijital çözüm üretebiliriz" diyebilen proaktif bir vizyona sahip olmalıdır.
2. Süreçler ve Metodolojiler: "Kamuda Hibrit Çeviklik (Agile)"
Kamu sektörü, doğası gereği "Waterfall" (Şelale) modeline yakındır çünkü planlama ve bütçeleme aylar öncesinden yapılır. Ancak saf Waterfall modeli günümüz hızına yetişemez.
- Hibrit Yaklaşım: Mevzuatın ve üst yönetimin beklediği uzun vadeli planlama ve raporlama (Waterfall) ile yazılım geliştirmenin doğası olan hızlı iterasyon ve geri bildirim döngülerini (Agile/Scrum/Kanban) harmanlayan bir "Kamuda Çevik" model uygulanmalıdır.
- MVP (Minimum Uygulanabilir Ürün) Kültürü: Devasa bir sistemi 3 yıl kapalı kapılar ardında geliştirip sonunda hatalı bir ürün çıkarmak yerine; sistemin en temel fonksiyonunu 3 ayda canlıya alıp, vatandaş geri bildirimiyle geliştirme yolu tercih edilmelidir.
- DevOps ve Otomasyon: Kamudaki bürokratik onay süreçleri zaten yavaştır. Yazılımın test, derleme ve dağıtım süreçleri de manuel olursa sistem tıkanır. CI/CD (Sürekli Entegrasyon/Dağıtım) hatları kurarak teknik süreçler maksimum düzeyde otomatize edilmelidir.
3. İnsan Kaynakları ve Kültür: "Misyon Odaklı Liderlik"
Kamunun en büyük zorluğu, özel sektörün sunduğu maaş ve yan haklarla rekabet edememesidir. Bu nedenle, yetenekli yazılımcıları çekmek ve elde tutmak için başka motivasyon kaynakları devreye girmelidir.
- Anlam ve Misyon Duygusu: Yöneticiler, ekibe yaptıkları işin toplumsal faydasını sürekli hatırlatmalıdır. "Bu yazdığın kod sayesinde 10 milyon vatandaş kuyrukta beklemekten kurtulacak" duygusu, kamudaki en büyük motivasyon kaynağıdır.
- Psikolojik Güvenlik ve Hatayı Kucaklama: Kamu kültürü genellikle "hatayı bul ve cezalandır" üzerine kuruludur. Bu durum yazılımcıyı risk almaktan ve inovasyondan korkutur. Modern bir yazılım müdürü, "suçlayıcı olmayan" (blameless) bir kültür oluşturmalıdır. Hata yapıldığında "Kim yaptı?" değil, "Süreç nerede tıkandı ve bir daha olmaması için ne yapmalıyız?" sorusu sorulmalıdır.
- Sürekli Eğitim ve Gelişim: Maaş rekabeti zorsa, gelişim rekabeti devreye girmelidir. Ekibe en yeni teknolojileri öğrenme, konferanslara katılma ve sertifika alma imkanları sunulmalıdır. Kamu, bir nevi "okul" işlevi görmelidir.
- Otonomi Tanıma: Yetenekli mühendislere işin "nasıl" yapılacağına dair mikro yönetim uygulamaktan kaçınılmalı, hedefler belirlenip çözüm yolu onlara bırakılmalıdır.
4. Teknoloji ve Mimari: "Sürdürülebilirlik ve Modernizasyon Dengesi"
Kamu, genellikle yıllar önce yazılmış devasa "eski" (legacy) sistemler üzerinde döner.
- Teknik Borç Yönetimi: Eski sistemleri bir gecede çöpe atamazsınız. Yönetim, yeni özellik geliştirmek ile eski sistemleri iyileştirmek (refactoring) arasında bir denge kurmalı ve teknik borcu azaltmak için düzenli zaman ayırmalıdır.
- Açık Kaynak Stratejisi: Lisans maliyetlerini düşürmek, vendor bağımlılığından kurtulmak ve güvenliği artırmak için kamuda açık kaynak kodlu yazılımların kullanımı stratejik bir tercih olmalıdır (Örn: Pardus, PostgreSQL, Kubernetes kullanımı).
- Bulut Bilişim (Kamu Bulutu): Veri güvenliği nedeniyle genel bulut (public cloud) kullanımı zor olsa da, kurum içi özel bulut (private cloud) veya devletin merkezi veri merkezlerindeki bulut yapılarına geçiş, kaynak verimliliği için şarttır.
5. Yönetişim ve Güvenlik: "Tasarımda Güvenlik ve Şeffaflık"
Kamunun verisi vatandaşın verisidir; mahremiyet ve güvenlik pazarlık konusu edilemez.
- Security by Design (Tasarımda Güvenlik): Güvenlik, proje bittikten sonra yapılan bir sızma testi değil, yazılımın mimari tasarım aşamasında başlayan bir süreç olmalıdır (DevSecOps).
- KVKK ve Veri Mahremiyeti: Tüm süreçler KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) uyumluluğu temel alınarak dizayn edilmelidir. "Veri sahibi" değil "veri emanetçisi" bilinci yerleştirilmelidir.
- Ölçülebilirlik ve Şeffaflık: "Biz çok çalışıyoruz" demek yeterli değildir. Yazılım ekiplerinin performansı, sistemlerin ayakta kalma süreleri (uptime), hata oranları ve vatandaş memnuniyet skorları gibi somut verilerle (KPI) ölçülmeli ve üst yönetime raporlanmalıdır.
Yorumlar
Yorum Yaz